KL Legal Consultancy Logo

G-87 Tahdit Kodu Nasıl Kaldırılır? İptal Davası Ve Yürütmenin Durdurulması

Türkiye’de G-87 Tahdit Kodu Nedir ve Neden Konulur?

Türkiye’de G-87 tahdit kodu nedir?

Türkiye’de yabancılar hukuku rejimi, ülkenin milli güvenliğini ve kamu düzenini korumak amacıyla çeşitli denetim mekanizmaları öngörmüştür. Bu mekanizmaların en somut ve etkili araçlarından biri de tahdit kodlarıdır. G-87 tahdit kodu, Göç İdaresi Başkanlığı tarafından veri tabanına işlenen ve ilgili yabancının "genel güvenlik açısından tehlike arz eden kişi" kategorisinde değerlendirildiğini gösteren idari bir şerhtir. Bu kod, genellikle istihbari bilgilere, güvenlik soruşturmalarına veya yabancının terör örgütleriyle bağlantılı olabileceğine dair şüphelere dayanılarak tesis edilir. Türkiye’de kalış hakkı olan veya ülkeye giriş yapmak isteyen bir yabancı için bu kodun varlığı, seyahat özgürlüğünün ve ikamet hakkının doğrudan kısıtlanması anlamına gelir.

G-87 kodunun konulma nedenleri arasında yabancının radikal gruplarla teması, çatışma bölgeleriyle bağlantısı veya kamu düzenini sarsacak eylemlere karışma ihtimali yer alabilir. Bu gibi durumlarda, idare geniş bir takdir yetkisine sahip olsa da, bu yetkinin hukuka uygun kullanılması esastır. Hukuki süreçlerde, özellikle bir Türkiye yabancılar hukuku avukatı ile çalışmak, kodun hangi somut gerekçeye dayandığını anlamak ve haksız yere konulan kodların iptalini sağlamak açısından hayati önem taşır. Çoğu zaman somut bir delil olmaksızın sadece "şüphe" üzerine tesis edilen bu idari işlemler, yabancının Türkiye’deki yaşamını altüst edebilir.

Bu kodun bir yabancıya tebliğ edilmesi genellikle sınır kapılarında, ikamet izni başvurusu sırasında veya rutin bir kimlik kontrolünde ortaya çıkar. Eğer yabancı Türkiye sınırları içerisindeyse, bu kodun hemen ardından bir sınır dışı etme kararı (deport) alınması riski çok yüksektir. Böyle bir durumda, hak kaybına uğramamak ve ivedilikle yürütmeyi durdurma talepli dava açabilmek için uzman bir İzmir sınır dışı avukatı desteğine başvurulmalıdır. G-87 kodu sadece bir "bilgi notu" değil, yabancının Türkiye’deki hukuki statüsünü doğrudan etkileyen ve ivedilikle hukuki aksiyon alınmasını gerektiren ağır bir idari işlemdir.

Türkiye’de Kamu Güvenliği Açısından G-87 Kodunun Hukuki Dayanağı

Türkiye’de G-87 kodunun hukuki dayanağı nedir?

Türkiye’de yabancılarla ilgili tüm idari işlemlerin temel dayanağını 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) oluşturur. G-87 tahdit kodu, doğrudan kanun metninde bu isimle zikredilmese de, idarenin kamu düzenini ve kamu güvenliğini koruma yetkisi çerçevesinde şekillenmiştir. Kanunun 54. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, "Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar" hakkında sınır dışı etme kararı alınacağını açıkça düzenler. G-87 kodu, tam olarak bu "tehdit" kategorisine giren yabancıları fiilen işaretlemek için kullanılan idari bir araçtır. Bu kodun hukuki meşruiyeti, idarenin ülkeye kimin gireceğine ve kimin kalacağına dair sahip olduğu egemenlik yetkisinden kaynaklanır.

Ancak, bir idari işlemin hukuki dayanağının olması, o işlemin her zaman hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve idarenin her türlü eylemi yargı denetimine tabidir. G-87 kodunun tesisi sırasında dayanak alınan istihbarat raporlarının veya güvenlik soruşturmalarının somut, denetlenebilir ve gerçekçi verilere dayanması şarttır. Soyut iddialar veya yanlış kimlik eşleşmeleri nedeniyle tesis edilen kodlar, mülkiyet hakkından aile birliğine kadar birçok anayasal hakkı ihlal edebilir. Bu karmaşık süreçte, idarenin takdir yetkisini aşan uygulamalarını tespit etmek ve yargı yoluna başvurmak için uzman bir Türkiye yabancılar hukuku avukat* ile çalışmak, hak arama hürriyetinin korunması açısından elzemdir.

Buna ek olarak, 6458 sayılı Kanun’un 9. maddesi, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülen yabancıların Türkiye’ye girişinin yasaklanabileceğini belirtir. G-87 kodu, bu giriş yasağının pratik bir uygulama biçimidir. Eğer yabancı halihazırda bir ikamet iznine sahipse, bu kodun konulmasıyla birlikte ikamet izninin iptali ve ardından sınır dışı süreci tetiklenir. İdarenin bu denli geniş yetkilere sahip olduğu bir alanda, hukuki güvenliğin sağlanması ancak profesyonel bir savunma ile mümkündür. Özellikle Türkiye’de yasal statüsünü korumak isteyen yabancıların, bir Türkiye ikamet izni avukatı aracılığıyla dosyalarını takip ettirmeleri, idari yargıdaki iptal davalarının başarı şansını önemli ölçüde artırmaktadır.

Türkiye’de G-87 Tahdit Kodu Nedeniyle Sınır Dışı Edilme Süreci

Türkiye’de G-87 kodu nedeniyle sınır dışı edilme süreci nasıl işler?

Türkiye’de bir yabancı hakkında G-87 tahdit kodu tesis edilmesi, idari sistemde o kişinin "kamu güvenliği tehdidi" olarak işaretlenmesi anlamına geldiği için, bu işlem genellikle tek başına kalmaz. Çoğu durumda, valilikler tarafından ilgili yabancı hakkında 6458 sayılı Kanun uyarınca sınır dışı etme (deport) kararı alınır. G-87 kodu, sınır dışı kararının temel gerekçesi haline gelir. Eğer yabancı Türkiye içerisindeyken bu kod sisteme işlenmişse, kolluk kuvvetleri tarafından muhafaza altına alınarak geri gönderme merkezine (GGM) sevk edilmesi ve buradan kendi ülkesine veya güvenli bir üçüncü ülkeye gönderilmesi süreci başlar. Bu süreç son derece hızlı ilerleyebilir ve yabancının savunma haklarını kullanması için kısıtlı bir zaman dilimi bırakır.

Sınır dışı etme kararı yabancıya veya yasal temsilcisine tebliğ edildiğinde, bu karara karşı yargı yoluna başvurmak için tebliğden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre bulunur. Bu 7 gün içerisinde idare mahkemesinde açılacak bir iptal davası, kanun gereği sınır dışı işlemini kendiliğinden durdurur. Ancak G-87 kodu gibi "kamu güvenliği" gerekçeli dosyalarda, idare bazen "yargılama sonuna kadar bekleme" kuralını esnetmeye çalışabilir veya yabancının özgürlüğü kısıtlanmış olabilir. Bu kritik aşamada, geri gönderme merkezindeki yabancının haklarını savunmak ve haksız deport işlemini engellemek adına bir İzmir sınır dışı avukatı ile çalışmak hayati önem taşır. Zira dosyadaki gizli raporların incelenmesi ve kodun hukuki dayanaksızlığının mahkemeye sunulması teknik bir uzmanlık gerektirir.

G-87 kodu nedeniyle sınır dışı edilme süreci, sadece Türkiye’den fiziksel olarak uzaklaştırılma ile sonuçlanmaz; aynı zamanda yabancıya yönelik süresiz veya uzun süreli bir giriş yasağını da beraberinde getirir. İdare, kamu güvenliği gerekçesiyle bu kişilerin Türkiye’ye tekrar girişini engellemek için kodun yanı sıra Ç-141 gibi ek kodlar da tesis edebilir. Bu karmaşık ve katmanlı idari işlemlerle başa çıkabilmek, ancak dosyayı bütüncül bir bakış açısıyla ele alan bir Türkiye yabancılar hukuku avukatı danışmanlığı ile mümkündür. Hukuki sürecin doğru yönetilmemesi, yabancının Türkiye’deki aile hayatının, iş bağlantılarının ve mal varlığının telafisi imkansız zararlara uğramasına neden olabilir.

Türkiye’de G-87 Tahdit Kodunun Kaldırılması İçin İdari Başvuru Yolları

Türkiye’de G-87 tahdit kodunun kaldırılması için nereye başvurulur?

Türkiye’de bir yabancı hakkında tesis edilen G-87 tahdit kodu, kural olarak idari bir işlem niteliğindedir. Bu işlemin hatalı olduğunu düşünen yabancılar veya vekilleri için yargı yoluna başvurmadan önce başvurulabilecek ilk yöntem idari itiraz yoludur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, ilgililer haklarında tesis edilen işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi için işlemi yapan makamın üst makamına veya bizzat o makama başvurabilirler. G-87 kodu özelinde bu mercii genellikle Göç İdaresi Başkanlığıdır. Ancak uygulamada, kamu güvenliği gerekçesiyle konulan kodlarda idari başvuruların doğrudan olumlu sonuçlanma ihtimali oldukça düşüktür; zira idare kendi tesis ettiği "güvenlik" şerhini genellikle mahkeme kararı olmaksızın kaldırmaya yanaşmaz.

Buna rağmen, idari başvuru yolu, dosyadaki somut hataların (örneğin isim benzerliği veya güncel olmayan istihbarat raporları) idareye bildirilmesi ve dava öncesinde bir zemin hazırlanması açısından stratejik bir öneme sahip olabilir. Eğer yabancı Türkiye’de yasal bir statü arayışındaysa, bir Türkiye ikamet izni avukatı rehberliğinde yapılacak titiz bir başvuru, kodun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu kanıtlayan belgelerin dosyaya girmesini sağlar. İdari başvuru yapılması, dava açma süresini durdurabileceği gibi, idarenin vereceği cevaba göre davanın yönünü de belirleyebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, idari başvuru zorunlu bir yol değildir ve zaman kaybı yaşanmaması adına doğrudan iptal davası yoluna gitmek çoğu zaman daha etkili bir çözümdür.

G-87 tahdit kodunun kaldırılması sürecinde idari makamlarla yürütülen yazışmaların dili, hukuki terminolojiye uygun ve ikna edici olmalıdır. Kodun yabancının ailevi haklarını ihlal ettiği, kişinin Türkiye’de herhangi bir suça karışmadığı ve kamu düzeni için bir tehdit oluşturmadığı net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Özellikle İzmir yabancılar hukuku avukatı gibi yerelde ve genel hukuk normlarında uzmanlaşmış profesyoneller, idarenin "takdir yetkisi" sınırlarını nerede aştığını tespit ederek, idari başvurunun veya davanın temelini sağlamlaştırır. Başvurunun reddi halinde ise ivedilikle idari yargı süreci başlatılmalıdır.

Türkiye’de G-87 Koduna Karşı İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması Talebi

Türkiye’de G-87 tahdit koduna karşı iptal davası nasıl açılır?

Türkiye’de idari işlemlerin yargısal denetimi idare mahkemeleri aracılığıyla gerçekleştirilir. Hakkında G-87 tahdit kodu tesis edilen bir yabancı, bu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, tebliğden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde iptal davası açabilir. G-87 kodu, genellikle istihbarat birimlerinin veri girişine dayandığı için davanın muhatabı İçişleri Bakanlığı veya Göç İdaresi Başkanlığı olmaktadır. Bu davada temel amaç, işlemin sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırılığını kanıtlamaktır. Mahkeme, idareden kodun dayanağı olan bilgi ve belgeleri isteyecektir. Bir Türkiye yabancılar hukuku avukatı* tarafından yürütülen süreçte, idarenin sunduğu raporların soyut olduğu veya somut delillere dayanmadığı ispatlandığında işlemin iptaline karar verilir.

G-87 kodu vakalarında en kritik hukuki enstrüman "yürütmenin durdurulması" (YD) talebidir. İdari davalarda dava açmak, kural olarak işlemin icrasını durdurmaz. Ancak G-87 kodu nedeniyle sınır dışı edilme riski taşıyan veya Türkiye’ye girişi engellenen yabancı için işlemin devam etmesi, telafisi imkansız zararlar doğuracaktır. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde giderilmesi güç zararların oluşması şartları birlikte gerçekleşirse, mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verir. Bu karar alındığında, dava sonuçlanana kadar yabancı hakkındaki kısıtlamalar askıya alınır. Özellikle İzmir ikamet izni avukatı desteği ile hazırlanan güçlü bir YD dilekçesi, yabancının Türkiye’deki yasal varlığını koruması için en önemli kalkandır.

İptal davası süreci, idarenin savunma vermesi ve mahkemenin dosyayı incelemesiyle devam eder. G-87 kodu dosyalarında bazen "gizlilik" kararı bulunabilir; bu durumda avukatın dosyaya erişim ve inceleme yetkisi davanın seyrini değiştirir. Eğer mahkeme kodun haksız tesis edildiğine kanaat getirirse, işlemin iptaline karar verir ve bu karar kesinleştiğinde kod sistemden silinir. Bu süreçte Türkiye vatandaşlık başvurusu yapmayı planlayan yabancılar için kodun silinmiş olması, arşiv kaydı ve güvenlik soruşturması aşamalarında yaşanabilecek engelleri de ortadan kaldıracaktır. Hukuki sürecin profesyonelce yönetilmesi, sadece mevcut kodun kalkmasını değil, yabancının Türkiye’deki gelecekteki statüsünü de garanti altına alır.

Türkiye’de G-87 Tahdit Kodu Hakkında Anayasa Mahkemesi ve AİHM Süreçleri

Türkiye’de G-87 kodu için Anayasa Mahkemesine başvurulabilir mi?

Türkiye’de idari yargı yollarının (İdare Mahkemesi ve istinaf/Danıştay süreçleri) tüketilmesine rağmen G-87 tahdit kodu kaldırılmamışsa, yabancı uyruklu kişiler için bireysel başvuru yolu açılmaktadır. Anayasa Mahkemesi (AYM), özellikle "özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı" ile "etkili başvuru hakkı" çerçevesinde G-87 kodu dosyalarını incelemektedir. AYM, pek çok kararında idarenin sadece soyut istihbarat raporlarına dayanarak işlem tesis etmesini hak ihlali olarak değerlendirmiştir. Eğer yabancının Türkiye’de kurulu bir düzeni, eşi veya çocukları varsa, bu kodun orantısız bir müdahale olduğu iddiası AYM nezdinde güçlü bir karşılık bulabilir. Bu noktada, uzman bir Türkiye yabancılar hukuku avukatı tarafından hazırlanan kapsamlı bir bireysel başvuru dosyası, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yolunun açılması için kritiktir.

İç hukuk yollarının tamamlanmasının ardından gidilebilecek bir diğer merci ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’dir (AİHM). AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi kapsamında yabancıların sınır dışı edilmesi veya ülkeye alınmaması işlemlerini denetler. Özellikle G-87 kodu gibi "terörle iltisak" veya "genel güvenlik" gibi ağır iddialar içeren dosyalarda, savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı AİHM’in öncelikli odak noktasıdır. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, yabancıların keyfi idari kararlarla mağdur edilmesini yasaklamaktadır. Bu süreçlerin takibi, yüksek düzeyde hukuk bilgisi ve uluslararası içtihat takibi gerektirdiğinden, İzmir yabancılar hukuku avukatı desteği almak başvuru sahibinin lehine olacaktır.

G-87 tahdit kodunun kaldırılması mücadelesi, sadece yerel bir mahkeme davası değil, gerektiğinde uluslararası hukuk normlarının devreye sokulduğu uzun soluklu bir süreçtir. Özellikle Türkiye vatandaşlık başvurusu yapmış ancak güvenlik soruşturması aşamasında G-87 engeline takılmış kişiler için AYM ve AİHM kararları emsal teşkil edebilir. Hak arama sürecinin her aşamasında, idarenin gizli tuttuğu bilgi ve belgelere karşı hukuki argüman geliştirebilmek, profesyonel bir savunma stratejisi ile mümkündür. Unutulmamalıdır ki, uluslararası yargı mercileri, devletlerin güvenlik kaygılarını anlasa da, bu kaygıların bireyin temel haklarını tamamen ortadan kaldırmasına izin vermemektedir.

G-87 Tahdit Kodu Sürecinde Avukat Desteğinin Önemi

G-87 tahdit kodu sürecinde neden uzman bir avukatla çalışılmalıdır?

Türkiye’de G-87 tahdit kodu ile karşı karşıya kalmak, bir yabancı için yalnızca seyahat engelinden ibaret değildir; bu durum aynı zamanda kişinin "güvenlik tehdidi" olarak damgalanması ve Türkiye’deki tüm yasal haklarının tehlikeye girmesi anlamına gelir. İdarenin bu süreçte kullandığı istihbari bilgiler ve gizli raporlar, bireysel çabalarla ulaşılması veya çürütülmesi imkansıza yakın donelerdir. Bu noktada, uzman bir Türkiye yabancılar hukuku avukatı desteği almak, dosyanın şeffaflıkla incelenmesini ve idarenin soyut iddialarına karşı somut, hukuki delillerle savunma yapılmasını sağlar. Profesyonel bir hukuki yardım, özellikle geri gönderme merkezlerinde tutulan yabancılar için özgürlüğe açılan kapının anahtarı niteliğindedir.

G-87 kodu nedeniyle alınan sınır dışı kararları, tebliğden itibaren çok kısa olan 7 günlük dava açma süresine tabidir. Bu dar zaman diliminde yapılacak usuli bir hata veya eksik belge sunumu, yabancının haksız yere deport edilmesine yol açabilir. Bir İzmir sınır dışı avukatı, yürütmenin durdurulması talebini en etkili şekilde formüle ederek mahkemenin ivedi karar vermesini sağlar. Ayrıca, kodun kaldırılması için açılan iptal davalarında mahkemenin idareden isteyeceği savunmaların analizi, davanın kazanılma ihtimalini belirleyen en temel unsurdur. Hukuki süreçlerin karmaşıklığı ve idarenin geniş takdir yetkisi, profesyonel bir temsilin ne kadar hayati olduğunu her aşamada kanıtlamaktadır.

KL Legal Consultancy olarak, yabancı müvekkillerimizin Türkiye’deki yasal statülerini korumak ve haksız tahdit kodlarını kaldırmak için kapsamlı ve sonuç odaklı hizmetler sunuyoruz. G-87 tahdit kodu gibi hassas konularda, idari yargı süreçlerinden Anayasa Mahkemesi başvurularına kadar her adımda müvekkillerimizin yanındayız. Sürecin başından sonuna kadar profesyonel bir rehberlik almak, hem hak kayıplarını önler hem de Türkiye’deki yaşamınızı güvence altına alır.

G-87 tahdit kodu veya sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıyaysanız, işlemlerinizin titizlikle yürütülmesi ve yasal haklarınızın en üst düzeyde korunması için KL Legal Consultancy’den profesyonel danışmanlık alabilirsiniz. Alanında uzman avukatlarımızla iletişime geçerek, karmaşık yasal süreçleri güvenle aşabilir ve Türkiye’deki hukuki geleceğinizi profesyonel ellere teslim edebilirsiniz.

Popüler Aramalar

  • izmir vatandaşlık avukatı

  • karşıyaka vatandaşlık avukatı

  • izmir çalışma izni avukatı

  • karşıyaka çalışma izni avukatı

  • izmir oturma izni avukatı

  • karşıyaka oturma izni avukatı

  • izmir ikamet izni avukatı

  • karşıyaka ikamet izni avukatı

  • izmir sınır dışı avukatı

  • karşıyaka sınır dışı avukatı

  • izmir deport avukatı

  • yatırım yoluyla türk vatandaşlığı

  • gayrimenkul yoluyla vatandaşlık

  • evlenme yoluyla vatandaşlık

  • çifte vatandaşlık başvurusu

  • çalışma izni ilk başvuru

  • çalışma izni uzatma

  • yabancı sermayeli şirket kuruluşu

  • deport kararı kaldırma

  • idari gözetim itiraz

  • tahdit kodu iptali

  • tanıma ve tenfiz davası

  • yurtdışı boşanma tanıması

  • izmir yabancılar hukuku avukatı

  • göçmenlik avukatı

  • türkiye yabancılar hukuku avukatı

  • g-87 tahdit kodu nedir

  • türkiye ikamet izni avukatı

  • türkiye vatandaşlık başvurusu

  • tahdit kodu kaldırma davası

  • yürütmenin durdurulması talebi

  • sınır dışı edilme kararına itiraz

  • g-87 kodu nasıl silinir

  • türkiye göçmenlik hukuku

  • kamu güvenliği tahdit kodu

  • deport kararı iptali türkiye

  • yabancı tahdit kodları listesi

  • türkiye giriş yasağı sorgulama

  • geri gönderme merkezi avukat

  • türkiye oturum izni avukatı

  • idari gözetim kararına itiraz

  • vatandaşlık güvenlik soruşturması g-87